Arş. Gör. Kamil ÇALIŞKAN | Klasik Metin Okumaları: Usul-u Fıkh 2

Tarih:05.11.2021
Hoca:Arş. Gör. Kamil ÇALIŞKAN
İşleniş:Yüz yüze ve Online

Dersin İçeriği

Saymeri’nin eserinde içtihat bölümünden derse devam edildi. Eserde çeşitli örneklerde konuya başlanması hasebiyle hocanın da eklediği örnekler üzerinde sınıfta tartışıldı. Özet olarak Saymeri’nin konuya yaklaşımı şu şekildedir; Müctehidin şer‘î delilleri, yani şer‘î hükümlerin aslî kaynakları olan Kitap (Kur’an) ve Sünnet’i, ayrıca üçüncü şer‘î kaynak olan icmâı bilmesi şarttır. Kur’an’ın şer‘î hükümlerin asıl kaynağı olduğu ve onu bilmenin gerektiği konusunda görüş ayrılığı yoksa da bu bilginin ölçüsü hususunda farklı görüşler bulunmaktadır. muhakkik usulcülerin çoğunluğu, kitabın tamamını bilmenin şart olmayıp şer‘î ahkâma ilişkin 500 kadar âyeti bilmenin yeterli olduğu, ayrıca bunları ezbere bilmenin değil ihtiyaç anında bulabilecek biçimde yerlerini bilmenin yeterli olduğu görüşündedir. Necmeddin et-Tûfî, İbnü’n-Neccâr gibi ahkâm âyetlerini ya da müctehidin Kur’an’dan bilmesi gereken miktarı bu sayıyla sınırlandırmayı kabul etmeyenlerin yanı sıra İbn Dakīkul‘îd gibi kitabın tamamını bilmenin şart olduğu görüşünde olanlar da vardır.

Müctehidin hadisleri bilmesi şartı da benzeri bir yaklaşımla ele alınır ve sadece ahkâm hadislerini bilmesi yeterli görülür; hadisleri ezbere bilmesi şartı genelde aranmaz. Gazzâlî, müctehidin elinin altında Ebû Dâvûd’un veya Beyhakī’nin es-Sünen’i gibi ahkâm hadislerini toplayan temel bir kitabın bulunmasını yeterli görmüş, İbn Dakīkul‘îd ve Nevevî gibi sonraki bazı usulcüler ise buna katılmamıştır. Ahmed b. Hanbel’in, fakih olabilmek için asgari 400.000 hadisi bilmeyi gerekli gördüğüne dair rivayetleri Ebû Ya‘lâ gibi sonraki Hanbelî usulcüleri ihtiyata hamletmişlerdir. Usulcülerin müctehidde aradığı sünnet bilgisi metin ve sened olarak hadisin bilinmesini kapsar. Özellikle Hanefîler’e göre hadisin ulaşma yolunu yani mütevâtir, meşhur veya haber-i vâhid mi olduğunu, ayrıca râvilerin hallerini bilmek de sened bilgisi kapsamındadır. Hadisin sahihini zayıfından, makbulünü merdudundan ayıracak ölçüde râvilere ilişkin cerh ve ta‘dîl bilgisi de yine rivayet bilgisi kapsamında görülmekle birlikte Gazzâlî ve onu takip eden bazı usulcüler, ümmetin genel kabulüne mazhar olmuş hadislerin isnadını incelemeye gerek olmadığı, müctehidin ta‘dîl konusunda Buhârî ve Müslim gibi hadis imamlarının ta‘dîli ile yetinebileceği görüşündedir. Müctehidin âyet ve hadislerin nâsih ve mensuhlarını bilmesi şartı Kitap ve Sünnet bilgisi şartını tamamlar niteliktedir. Nesih, özel ve sınırlı sayıda âyet ve hadisler için söz konusu olduğundan müctehidin hakkında fetva vereceği konuyla ilgili nâsih mensuh bilgisi yeterli görülmüştür.

Ön Okuma Metinleri

Kitabu Mesail’ul-Hilaf fi Usul’ul-Fıkıh, Saymerî, (297-300)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top