Özgeçmiş
Prof. Dr.
Şaban Ali Düzgün
1968 Gümüşhane’de doğdu. 1989’da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Seyyid Ahmet Han ve modernist hareketlerle ilgili yüksek lisans çalışmasını tamamladı. Bu çerçevede İngiltere’de, School of Oriental and African Studies’de (SOAS) çalıştı. Doktorasını Nesefi ve İslam Filozoflarında Allah-Alem İlişkisi adıyla verdi. 2000-2001 akademik yılında öğretim üyesi değişimi programı çerçevesinde Gregoryan Üniversitesinde (Roma); 2003-2004 akademik yılında ise Georgetown Üniversitesinde (Washington, DC) misafir öğretim üyesi olarak çalıştı. 2005’de profesör oldu. 2007-2008 eğitim öğretim yılında, Fulbright Muslim Scholar olarak Birmingham Southern College’da öğretim üyesi olarak çalıştı. Alabama Üniversitesi, Montevallo Üniversitesi, Samford Üniversitesinde ders ve seminerler verdi. Uluslararası Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesinde (Kazakistan) ders verdi (2013). Fulbright Türkiye Seçici komisyon üyesidir. İngilizce İlahiyat Bölüm Başkanlığını yürütmüştür (2010-2012). İnternet Kelam Araştırmaları Dergisi’nin editörlüğünü yapmaktadır (www.kelam.org/dergi). Hali hazırda Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Kelam Anabilim Dalı başkanıdır.
Kitaplar:
- Din, Birey ve Toplum, Akçağ Yayınları, 1997
- Seyyid Ahmet Han ve Entelektüel Modernizmi, Akçağ Yayınları, 1997
- Nesefi ve İslam Filozoflarında Allah-Alem İlişkisi, Akçağ Yayınları, 1997
- Sosyal Teoloji: İnsanın Yeryüzü Serüveni, Akçağ Yayınları, 1999
- İnsan Hakları Eğitimi, Yeni Çizgi Yayınları, 2000
- Uncovering Islam: Questions and Answers About Islamic Beliefs and Teachings, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2005
- Allah Tabiat ve Tarih: Teolojide Yöntem Sorunu ve Teolojinin Meta-paradigmatik Temelleri, Lotus, 2005
- Varlık ve Bilgi: Aydınlanmanın Keşif Araçları, Beyaz Kule Yayınları, 2008
- Çağdaş Dünyada Din ve Dindarlar, Lotus Yayınları, 2016
- Sarp Yokuşun Eteğinde İnsan, Otto Yayınları, 2016
- Dini Anlama Kılavuzu, Otto Yayınları, 2017
- Dini Düşüncede Sorunlar ve Yorumlar, Endülüs Yayınları, 2016 (Editör)
- Dini Düşüncede Gelenek, Dönüşüm ve Gelecek, Endülüs Yayınları, 2017 (Editör)
- Kelam El Kitabı, Grafiker Yayınları, 2015 (Editör)
- İslam İnanç Esasları El Kitabı, Grafiker Yayınları, 2015 (Editör)
- Mâtürîdî’nin Düşünce Dünyası, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2011 (Editör)
- Adem’den Öncesine Dönüş, Otto Yayınları, 2017
- Mâtürîdî: Kayıp Aydınlanmanın İzinde, Otto Yayınları, 2019 (Editör)
- Kimliksiz Hakikatler, Otto Yayınları, 2020
- Hakikat, Hareket ve İnşa, Otto Yayınları, 2021
- Tanrı’nın Gözbebeği İnsan, Otto Yayınları, 2022
- Varoluş Sancısı, Otto Yayınları, 2023
- Dindar Suretler Seküler Siretler, Otto Yayınları, 2024
Çeviriler:
- Russell Stannard, 21. Yüzyıl İçin Tanrı, Fol Kitap, 2022
Şaban Ali Düzgün’ün “Geleceğin Akademisyenlerini Arıyoruz” Projesindeki Programları:
-
- 2022 eğitim yılı yaz kampı; “İslam Düşüncesini Kurucu Metinler Üzerinden Anlama”
- 2023 yaz kampı; “Popüler-Akademik Din Anlatıları”
- 2024-2025 eğitim yılı; “Modern Akademide Dini Araştırmak”
Anadolu İlahiyat Akademisi
Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi
2022 Yaz Kampı
2. ve 3. Sınıf Grubu
Ders Raporu
İslam Düşüncesini Anlamak
| Tarih: | 29.07.2022 |
| Ders Başlığı: | İslam Düşüncesini Kurucu Metinler Üzerinden Anlama |
| Hoca: | Prof. Dr. Şaban Ali DÜZGÜN |
| İşleniş: | 8 kişi yüz yüze, 21 kişi online |
| Dersin İçeriği: | Ders iki oturum şeklinde işlendi.Masaya sonradan oturan kimsenin önceki konuşmalardan ortamdan bihaber ve yabancı oluşu masadakilerce onu söz sahibi yapmaz, kadim olanlara saygısızlık gibi gelir benzetmesinden İslam’ın kendinden önceki dinler ve kültürler bakımından sonradan masaya oturan konumda olduğunu ve bu durumun mevcut kültürlerin kabullenmesinde zorluk ve iknaya ihtiyaç durumu ortaya koyduğundan bahsedildi. Çağa anlam katan olayların öznesi insandır tıpkı zamanın rölativitesi gibi insan belirler. İslam’ın kattığı anlam, Yunan felsefesinden, gnostik dinlerden farklı olarak bir felsefe bakış açısı sunmaktadır; onu uygulayacak olan insandır. Bu konuda bir tartışma süregelmiştir; pür bir kozmoloji, pür bir ontoloji felsefe yapmıyor kelamcılar. Bütün bu alanları toplayıp bir sinerji oluşturuyorlar bir amaç bir anlam etrafında şekilleniyor. Kelam ilminin tanımı konusunda interaktif bir ortam sağlandı: Kelamın temel amacı nedir sorusunun pek çok tanımı vardır. Mesela “Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini, iradesini, gücünü ispat etmektir” denilebilir. Bu ispata ek olarak o doktrine yönelebilecek saldırıları bloke edebilmek için argümanlar üretecektir denebilir. Burada tanıma “Allah” diye başladık; inanarak tanımladık. İnsanın yeryüzündeki doğumundan ölümüne kadar sürecek zamanı anlamlı hale getirebilmesi için evrimin bir parçası olarak Allah’ı ele alırsak antropolojik bir tanım yapmış oluruz. Kelamın geçmişe ne söylediği, bugüne ne söyleyeceği üzerinde literatüre referansla duruldu. Felsefenin ana konularına göre şekillendiği iddia edildi; örnekler verildi: İbn Sina’nın mümkün varlık, zorunlu varlık kategorizasyonu temellendirmesinde ontolojik zemini, epistemolojide, Mutezile ve sistemli bir şekilde Maturidi’de -özellikle Kitabu’t-Tevhid’de- bilginin temellendirilmesi yanı sıra niye bilgi ile başladığını temellendiriyorlar. Zira bilgi kanıt üretimini gerektirir. Hakikatin bilgisinin dış dünyadan elde edilmeye dayalıdır; dinlerde de hakikat Cabiri’nin tasnifine göre beyanidir; dışarıdan gelir. Mesela “Dinle Ey İsrail” çok etkileyici olmasıyla birlikte dışarıdan bir bilgiyi ifade eder. Eğitici öğreticidir rab; didaktik konuşur. Modern zamana geçişte F. Bacon, dış dünya için öğretmenimizdir der Novum Organun’da. (Yeni Mantık) Kelamcılar da çoğu zaman dış dünyadan hareket etmişlerdir. Bu bağlamda iman, ya taklit ya da tahkiktir ve mukallidin imanı tüm kelamcılara göre geçersizdir. Çünkü imanın olduğu yerde akıl ve mantık geçersiz bırakılır. Konuyla bağlantılı olarak fideist olan Kierkegaard’ın varlık felsefesini, Kant’ın akıl anlayışını okunması tavsiye edildi. Ardından kelamcıların hakikati almadaki güvenilir muhbire ihtiyaç şartında sunulan peygamber şartı açıklandı(soru üzerine). Dakiku’l-Kelam kozmoloji incelemesidir. Kelamcılar neden dış dünya ile niçin ilgileniyorlar? Oryantalistler, Allah’ın ispatı için kullanılacak referans alanı olduğu için derken Müslüman düşünürler, fizik, tabiat felsefesi yapmak için incelediklerini söylerler. Alemdeki boşluk, halâ-mela meselesi, hareket; atomcu nazariye illiyet nazariyesi vs ciddi fizik çalışmaları yapılmıştır. Kelamcıların usulü fıkıh usulünü de belirlemiştir. Kelamcıların ihbari (ŞAD) ve inşai (Cüveyni) olarak ayrılabilir. Bu ayrımı anlatabilmek adına eline bir erik alıp çekirdeğiyle örnek verilip ilahi buyruk teorisine göre “en iyi ve en kötüyü bilen ve bildiren Allah’tır” erik çekirdeğinin içinde erik ağacı olma potansiyeli var bu ilahi yani inşai boyutu; Cüveyni’nin misali de çekirdeği alıp eken, sulayan budayan bahçivan(insan) rolü de ihbari boyutu olarak açıklandı. İlahi olan, külli emirleri beyan eder; insan oradan kendi cüz’î olan şüyuu alır. Kendi dünyanızı kendiniz kurarsınız; hem değerler anlamında hem de değerlerin kaynaklık ettiği normlar anlamında. Dolayısıyla akıl-vahiy, Allah-insan, akıl-tecrübe vb arasında bir çatışma yoktur. Hakikate gidilecekse mutabakatla gidilebilir. Bu iddiayı tecrübe ederken oluşabilecek şüphenin izale edilmek için olduğuna değinildi. Ardından ara verildi. … Kelam’ın ilmu’n-nazar olarak tanımı hırsızlık analojisiyle anlatıldı; gerçekleşen bir hırsızlık vakasında hırsız ortada yoktur ancak hırsızlık vardır. Faili bulabilmek adına kanıtlar toplanır, tetkik edilir. Deliller toplayıp sonuca gitme ‘nazar’ -akıl yürütme- faaliyetidir. Tümdengelim ve tümevarım yöntemleri irdelenerek düşünce ekollerinin kullanımlarıyla örnekler verildi. Zorunlu/bedihi bilgiden bahsedilip Tanrının var oluşunun endüktif/tecrübi bir bilgi olmadığı üzerinde durularak epistemolojik ayrımları fark ettirilmeye çalışıldı. Hristiyan teolojisindeki ‘koruyucu temel’ argümanı üzerinden insanın, Tanrı’nın düşüncenin çekirdeği olduğu vurgulandı. Eş-Şehîd, olayın aktif öznesidir. Allah kendisi için bu kavramı kullanırken bizi de bu konuma çağırır “Şahitler olun” der. …Yedi kat sema ifadesinde Elmalılı Hamdi Yazır, bunları gök olarak değil insanın bilme seviyeleri olarak anlatır. Bunlardan beşi dış dünyaya dönüktür biri matematiksel bilgidir, diğeri akıldır ki tüm bu verileri denetler. Denetleme kesinlik kazandırmanın ön şartı olarak ifade edildi. İnancın temellendirilmesi, hakiki sorgulanmış imanın geçerli oluşu yinelendi. ‘Yanılmışım Tanrı Varmış’ kitabına referanslarla hassas ayarın oluşu değil evrendeki hassas ayara sahip çıkan, daima sürdürenin oluşu vurgulanıp imanı değerli kılanın tercihi olmasıyla ders esnasında olduğu gibi soru-cevap faslının ardından ders sona erdi. |
| Ön Okuma Metinleri |
|
| İleri Okuma Metinleri |
|




