Özgeçmiş
Prof. Dr.
Gürbüz Deniz
1965 yılında Erzurum Oltu’da doğdu. İlköğretimini Oltu’da, orta öğretimini Erzurum’da tamamladı. 1988 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl başladığı yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Prof. Dr. Hayrani Altıntaş’ın danışmanlığında hazırladığı “Kâtip Çelebi’nin Eğitim ve Öğretim Anlayışı” adlı tezi ile 1992 yılında tamamladı. 2000 yılında yine Prof. Dr. Hayrani Altıntaş’ın danışmanlığında hazırladığı “Hocazâde ve Ali Tusî’nin Tehâfütleri’nin Mukayesesi” adlı çalışması ile doktora öğrenimini tamamladı. 2002 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak atandı. Kitapları; Diyanet İşleri Başkanlığı, Fecr Yayınları, Grafiker Yayınları, Litera Yayınları aracılığıyla kitapseverlerle buluşmuştur. Halen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü İslam Felsefesi Anabilim Dalında görevlerini sürdürmektedir.
Kitaplar:
- Kelam-Felsefe Tartışmaları & Tehafütler Örneği, Fecr Yayınları, 2009
- İnsan Hürriyetinin Metafizik Temelleri, Litera Yayınları, 2017
- Anlam ve Varlık Boyutlarıyla İnsan, DİB Yayınları, 2018
- Beşer ve Resul Hz. Muhammed Mekke’de & Kur’an’la Kronolojik Anlama, Diyanet Vakfı Yayınları, 2022
- Beşer ve Resul Hz. Muhammed Medine’de & Kur’an’la Kronolojik Anlama, Diyanet Vakfı Yayınları, 2023
- Bilgi, Varlık ve Ahlak, Eskiyeni Yayınları, 2024
Gürbüz Deniz’in Geleceğin Akademisyenlerini Arıyoruz Projesindeki Programları:
- 2020 yaz kampı; “Felsefe Savaşları” (2 Ders Seminer Dizisi)
- 2020-2021 eğitim yılı güz dönemi; “Felsefe ve Metafizik Ekseninde İnanç Esasları” (4 Derslik Seminer Dizisi)
- 2020-2021 eğitim yılı ara tatili yazı atölyesi; “Felsefî Yazım” (2 Ders)
- 2020-2021 eğitim yılı bahar dönemi; “İbadet Metafiziği”
- 2021-2022 eğitim yılı güz dönemi; “Felsefi Farklılaşmalar”
- 2022 yılı yaz kampı; “Bir Metni Yazma”
- 2022-2023 eğitim yılı güz dönemi; “Felsefede Yöntem Meselesi”
- 2022-2023 eğitim yılı bahar dönemi; “Felsefenin Temel Kavramları ve Kullanılma Biçimleri”
- 2023-2024 eğitim yılı güz dönemi; “İnanç Metafiziği”
- 2023-2024 eğitim yılı bahar dönemi; “İbadet Metafiziği”
Anadolu İlahiyat Akademisi
Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi
2020-2021 Güz Dönemi
1. ve 2. Sınıf Grubu
Ders Raporu
Felsefe ve Metafizik Ekseninde İnanç Esasları
| Tarih: | 14.11.2020 |
| Ders Başlığı: | Akaide Giriş, Allah İnancı (Bir; Tek ve O) |
| Hoca: | Prof. Dr. Gürbüz Deniz |
| Dersin İçeriği: | Ön okuma metninin ışığında öğrencilere hazırlayıcı nitelikte sorular sorularak derse giriş yapıldı. Derste öne çıkan cümleleri özetlemek gerekirse şu şekilde; Kur’an, Allah’ın zahir isimleri dolayısıyla kendisine şirk koşulmaması üzerinde ısrarla durur ki, bu anlamıyla Allah’a şirk koşmak mümkündür. Mesela, Rezzak’lığına, Kadir’liğine, hükümranlığına vs. görece de olsa şirk koşmak mümkündür. Ancak, O zatî varlığı, insanlar isteseler de güçleri ya da hayalleri yetmediği için O’na şirk koşamazlar. Bu manada mutlak tekdir, mutlak O’dur ve hiçbir ortağı ontolojik olarak hayali manada bile mümkün değildir. Kur’an, O ismini bütün isimlere kaynak gösterir. O, Evvel’dir, O, Ahir’dir. O, öyle bir Allah’tır ki, O’ndan başka ilah yoktur. O; zahirdir, O Batın’dır, O Samed’dir vb. O isminin anlam derinliğini ilk fark eden Fârâbî olsa da İslam Metafizik geleneğinde bu meselede derinlikli yorumlar yapan isim, İbn Sina’dır. Varlığa O manasında/merkezinde baktığımızda, O varlığın hiçbir sınırının olmadığını anlayabilmekteyiz. Bu anlamda varlık; tanımsal olmayıp özseldir. “Bu böyledir.” İfadesi hem bilmenin, anlamanın acziyetini tazammun etmektedir ve hem de bu anlamanın zorunluluğunu yani gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Anlayamama, anlamsızlıktan dolayı değildir, kapasitenin yetersizliğindendir. Ancak kapasitenin yettiği kadar anlamak mümkündür. Bu anlama; anlamak isteyene yetecek kadar tatmin sağlasa da bu anlama O’nu kuşatacak düzlemde asla değildir. Hayalimin hayalinin ötesinde bulunan ve hayalimi de kuşatan bir varlığı tasavvurî olarak bilmek ve aklımın sınırlarına dâhil etmek zordur ve hatta imkânsızdır. Gazzali’nin dediği gibi; “İslâm aklîdir, ancak aklı aşan (yani aklın kuşatamadığı) şeyler de vardır.”149 Ancak mümkün varlığı bilmeye bizi engelleyecek hiçbir engel yoktur. Bizim zihnî tasavvurumuz mümkünü sonuna kadar kuşatmaya ve hatta onu aşmaya da yeteneklidir. Şunu da ifade edelim ki bizi; O’nu (Allah’ı) düşünmeyi engelleyen hiçbir dinî yargı yoktur. Engel bizim ontolojimizin yetersizliğindendir. O, O’nu düşünmemizi mümkün kılacak bütün aklî verileri bize vermiştir. Fakat “verilen vereni mutlak manada kuşatamaz” aklî gerçekliği, bizi O’nu mutlak manada bilmemize yol vermemektedir. Bilgimiz, zahir isimleri kapasitemiz kadar O’nu anlamaya imkân verse de O’nun batın varlığını, bu varlık bizim hiçbir zaman zahirî tecelliye eser vermediği için O’nu bilmemiz imkânsızdır. İnsan olarak bizden gayri sahip olduklarımızdan ve daha sonra da benliğimizden, iradi olarak tecrid olup, hakikatte bir işe yarayıp yaramadığımız sorusunu kendimize sorduğumuzda, aldığımız en küçük olumlu cevap mutluluğumuzun yolunun açık olduğu manasına gelir. Aksi durumda kendilerinden tecrid olduklarımızdan sonra bizde bir şey kalmıyorsa ya da olumsuz şeyler beliriyorsa bu durumda mutsuz ve anlamsız bir hayatı yaşadığımız bütün açıklığı ile ortaya çıkmaktadır. |
| Ön Okuma Metni: |
|




