Anadolu İlahiyat Akademisi
Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi
2021-2022 Güz Dönemi
4. Sınıf ve YL Grubu
Ders Raporu
Felsefe ve Din Bilimleri Atölyesi
| Tarih: | 18.12.2021 |
| Ders: | Analitik Felsefe Okumaları 4. Ders |
| Hoca: | Dr. Öğr. Üyesi Yasin Ramazan BAŞARAN |
| İşleniş: | Yüz yüze ve Online |
| Dersin İçeriği: | Birinci Oturum:Bugün etik (ahlak) ve politika (siyaset) bağlamında felsefeyi nereye oturtacağımızı konuşacağız. Etik ve siyaset felsefesi yapmayacağız. Analitik felsefeyi analitik felsefe yapan şey nedir?
Örneğin zihin felsefesi biyoloji ve cognitif science’tan etkileniyor. Ahlak ve siyasetin neden göreceli olduğunu düşünüyoruz?
Hocanın cevabı: Normatif olması. Yani olanı olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi sunuyoruz. Nasıl olması gerekiyor bunun üzerine felsefe yapılıyor. Böyle bir alanda nasıl analitik olabiliriz? Neyin nasıl olması gerektiğine dair yargılarda kesinliği bir kenara bıraktığımızda doğruluğunu nasıl bileceğiz? Bu konuda bilimsel olabiliyor muyuz? Bilimden nasıl olması gerekiyor? (Naturalistic Fallacy: Doğada olanın ahlaki olduğu sorunu, Buna karşılık Hume nasıl olması gerektiği ile ilgili karşı tez öne sürüyor. (Ders Dışı)) Bununla ilgili gerekçe öne sürdüğümüz zaman toplumu mu buna gerekçe gösteriyoruz yoksa nasıl olması gerektiğini mi? a) Toplum mu bizim -meli, -malı’larımızı şekillendiriyor (Kadircilik) yoksa b) bizim -meli, -malı’larımız mı toplumu şekillendiriyor (Sümeyracılık) ? Analitik anlamda bir şeyin doğru olup olmadığına göre olan yaklaşımımız a’ya göre bir yaklaşım mı yoksa b’ye göre olan bir yaklaşım mı? Önce bu iki ayrım ayırt edilmeli. Derste bu iki ucun ortası tartışılmayacak. Ya a’cı ya da b’ci olunacak. Norm dediğimiz şeyin kaynağı nedir? Tanrıdan gelen nedir? Tanrıdan gelenin şekillendirdiği a’cılık mıdır b’cilik mi?
Dosyaları onaylayan Nazi memurunun dosyaları arşive kaldırmak. Adamın yaptığı iş doğru mu? Kardeş katli doğru mu? Bazı normlar için tarih belirleyici olabiliyorken bazı normlar için normların kendisi belirleyici olabiliyor? Hırsızlık tarihin her devrinde kötü müydü? Normlar toplumun ihtiyacına göre belirleniyor normalde AMAA örneğin Kur’an tarafından belirleniyor! Süeda aşkın normların belirlediği toplumsal normlar vardır diyerek orta bir mezhep oluşturuyor. İnsan öldürme normu tarihi aştığı için zaman geçtikçe biz bunu hayvanlara da uygulamaya başlıyoruz. Öldürme eylemi normalde kötüyse bizim canımıza kastedildiği zaman iyi olabiliyor. (15 dk. ara) İkinci Oturum:Buraya kadar ki tartışmalar bize gösterdi ki; teorik düzeyde kaldığı müddetçe neyi nasıl yapmamız gerektiğine dair bir felsefeyi biz analitik bir biçimde yapabiliyoruz. Ahlak ve siyaset tartışmasında da gözlemlediğimiz olguların gerçekliğini denetleyebilen parametreler koyduğumuz gibi parametreler, ölçüler koymamız gerekir. Öznel doğrulara inanma olmadığı gibi siyasette de böyle bir inanma yoktur. İnsan öldürmek şu ölçülerde doğrudur denebilir. Bir hastanın beyin ölümü gerçekleşmişse bu kişinin fişini çekmek ahlaki midir değil midir? Bize yaşam hakkının evrensel bir hak gibi gelmesi insan hakları bildirgesinin imzalanması neticesindedir. Dünya savaşlarında insanlar patır patır birbirini öldürünce bir insanlık tanımı ortaya koyma ihtiyacı doğdu, insan nedir? Öldürmeyi evrensel bir norm kabul etsek bile neyin öldürme neyin nefsi müdafaa neyin ötenazi olduğunu da yine biz belirliyoruz. Bu kavramların tanımları her devirde her mekanda aynı olmuyor ki. Mesela adil olmak değişmiyor ama adaletin tanımı ve uygulama alanı değişiyor. İnsan onuru evrensel bir normdur diye başlarsak buradan hareketle yaptığımız analitik çıkarımlar bizi insan onuruna dair birtakım ahlaki ve siyasi çıkarımlar yapmaya itecektir. Peki insan onurunu nasıl tanımlayacağız. İşin analitik kısmı burası. Mesela kürtaj meselesi kişinin yaşamı mı yoksa kişinin bedeni üzerindeki haklarla mı ilgili? Burada tercih yapılması gerekiyor. Burada yapılan tercih analitik değildir. “Hayvanlarla insanlar aynı haklara sahiptir dolayısıyla suçsuz insan içeri kapatılamıyorsa suçsuz bir hayvan da barınaklara kapatılmamalıdır” şeklindeki bir önermeyle gelen birisinin analitik kısma kapalı olan yargısı “hayvanlarla insanların aynı haklara sahip olması” şeklindeki tercihidir. O tercih ise psikolojik olabilir ve zamanla değişebilir. Analitik felsefe sizi sağ görüşlü veya sol görüşlü yapmaz ama kendi görüşünüzün ne olduğunu bu yolla bulabilirsiniz. Herhangi bir şeyi analiz ederken analiz ettiğimiz şeye gösterdiğimiz gerekçeleri neden gösteriyoruz bunu analizle ortaya çıkarabiliriz. Analitik felsefe ideolojilere kapılmaya engel olur mu? Politik bir görüş kazanmak için ya da ahlaki bir eylemde bulunmak için önümüzdeki en büyük engel
Bunları bir araya koyduğumuzda insan rasyonel değerlendirmeleri kendisine kapatıyor. Yargılarımızı tanrı seviyesine çıkaramıyoruz. Sonuçta yargılarımızın hepsi yukarıdaki özelliklerden etkilenmiştir. Analitik felsefe bir problem varsa “bu problem hep vardı” şeklinde konuyu kapatmaya değil de nerde ve nasıl ortaya çıktı şeklinde nesnel bir pozisyon takınmaya sevk eder bizi. İdeolojilere kapılıp gitme konusunda bizi yüzde yüz engellemese de uyanık hale getirir. Analitik felsefe kendimizi kendimizden soyutlamamızı sağlar. Ayn Rand okumayın diyor hoca (Soru üzerine: bir şeyi belirlerken o şeyin içerisine tarih girebilir, evrense doğrular girebilir, kişisel tercihler girebilir, Ayn Rand’ınki kişisel tercihlere dayalı olabiliyor.) çünkü tartışma yöntemi olarak kullandığı teknikler kıtacıları da analitikçileri de sinir ediyor diyor. |
| Ön Okuma Metni: |
|
| Bahsi Geçen Eserler: |
|


