Anadolu İlahiyat Akademisi
Geleceğin Akademisyenlerini Arıyoruz Projesi
2022-2023 Güz Dönemi
4. Sınıf ve YL Grubu
Ders Raporu
Kıta Avrupası Okumaları I: Varlık ve Anlam
| Tarih: | 16.12.2022 |
| Ders Başlığı: | Martin Heidegger III |
| Hoca: | Dr. Öğr. Üyesi Abdullah BAŞARAN |
| Dersin İçeriği: | Ders iki oturumda işlendi.
Bir önceki dersin tekrarı toparlayıcı nitelikte aşağıdaki şema üzerinden derse başlandı. Ders kitaptaki bölümler üzerine tahlil yaparak işlendi. 38. cüzde “Dasein ihtimaller denizinde kendisini tasarlar.” sözü şerh edildi. Bir şeyi algılarken tek bir algı yoktur başka ihtimaller/imkanlar da vardır. İhtimaller denizinde yüzmek de böyle bir şeydir. Buradan “Herkes farklı gelenek ve pozisyonlardaysak aynı şeyler hakkında nasıl konuşacağız?” sorunu üzerine konuşuldu. cevabın tanımıyla dil, logos, söylem anlamlarına gelen “rede” olduğunu söyler. Hermenötik çabanın da başladığı yer buradır. Farklı gelenek, kültür, pozisyonlardan baktığımız için farklı görüp farklı yorumluyoruz. 39-40-41. cüzlerdeki korku ve kaygı kavramlarının anlamları ve farkı üzerinde tartışıldı. 39. bölümden itibaren bundan önceki bütün bölümleri toparlayıp bizi hakikate yani “zaman”a hazırladığı söylenerek Heidegger okumalarının çerçevesi çizildi. “Zamana bizi hazırlayan unsurların arasında kaygı nasıl bir rol oynar?” sorusu üzerine konuşuldu. Öyle bir hal içindedir ki Dasein nesnesi belirsiz bir kaygı hisseder. Kaygı onu hem kendinden geçirir hem kendine vardırır. Kendinden geçirirken kendine yabancılaşır ve evinde değilmiş gibi hisseder. Buna tekinsizlik der. O halde kaygılandığım an “evde-olmamak” (unheimlich) halindeyim. Evde olmak, hergünkülük, aşinalık halinin bozulması. Ölümle karşılaştığım an tekinsizlik halindeyim (uncanny). Kaygı sayesinde bulunduğum dünyaya ait değilim. Ben ona o da bana ait değil. (yersiz, yurtsuz) Kaygı yüzünden tekinsizleşen Dasein kendi anlayışını genişletir ve mevcut olduğu olgulardan daha fazlası olduğunu idrak eder. Bizi kaygıya düşüren şey zaman içerisinde mutlak olan tek şey olan ölümdür. Biz bunu fark ettiğimiz an Dasein inanılmaz biçimde şeffaflaşır. Zamanla yüz yüze gelir; zamanı geçer ve ölümün mutlaklığını görür. Ölümü görmek veya düşünmek ve o esnada boşluğa düşmek ve kaygılanmak Heidegger’de temel teşkil ediyor. Ölüm mutlak ama ne olduğunu bilmiyoruz bilmediğimiz bir boşluk hissediyoruz. Boşluk hissinden kaynaklı temelsiz bir temeldir. Varlık anlamını bu temelsiz/zeminsizlikte bulur. Bu asli bahsettiğimiz kaygı aslında orada olmamızı temellendirmiş olur. 40. bölümdeki kaygının faydaları hakkında konuşuldu. Ölümlü olduğunu yani şu an var sonra yok olduğunu gören kişi kaygı sayesinde artık bütünü farklı bir şekilde yaşamaya başlar. Zamanını ve her imkanı daha iyi ve en iyi şekilde değerlendirmek ister. Kaygı dünya araç gereçlerine olunan mahkumiyetin farkına varmamızı sağlar. Nesnelerin tahakkümü altındayız ve bu tahakkümden çıkmamız gerektiğini fark ederiz. 44. bölümdeki “a-lethia” kavramı ontolojik ve epistemolojik açıdan incelendi. lethe: unutkanlık, karanlık, giz, örtü a-lethe: hatırlamak, aydınlık, açıklık anlamlarına gelir. Hakikat hikmet kavramları doğru bir çeviri olmaz. A-lethia’nın anlamının “doğru” kelimesi daha iyi bir tercüme olur. Doğru kelimesinin kökü doğurmak. Doğan şey her zaman karanlıktan açığa çıkan şeyi anlatır. Bu yüzden doğru tercümesi Heidegger’in anlatmak istediği kavramı karşılar. |
| Ön Okuma Metinleri: | Martin Heidegger, Varlık ve Zaman, 38-44 |
