Dr. Öğr. Üyesi Abdullah BAŞARAN | Maurice Merleau-Ponty

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyoruz Projesi

2022-2023 Bahar Dönemi

4. Sınıf ve YL Grubu

Ders Raporu

 

Kıta Avrupası Okumaları I: Algı, Anlam ve Yorum

Tarih: 09.06.2023
Ders Başlığı: Maurice Merleau-Ponty
Hoca: Dr. Öğr. Üyesi Abdullah BAŞARAN
Dersin İçeriği: Ders tek oturum işlendi.

Öncelikle şimdiye kadar yapılan okumaların tümünün genel çerçevede önemli noktalarına değinildi.

Descartes – Ego cogito ergo sum- Cogito ve Extansia

Düşündüğümüzü düşündüğümüzde yani düşüncemizi düşünme edimine yönelttiğimizde o nesne ortadan kalkar ve egonun/benin varlığı ortaya çıkmaktadır.

Burada hiç inkıtaya uğramamış bir devamlılık söz konusudur. Descartes burada egonun devamlılığını sarkıtmayan var oluşunu vurgulamak istemektedir. Böylece benin merkeze gelişiyle beraber modern dünya anlayışı bu anlama gelmektedir.

Ego cogitoya extansia ise zihne ait olmayan her şeye tekabül etmektedir.

Husserl – Yönelimsellik: Noesis ve noema

Noesis ve noema, Descartes’in cogito ve extensia kavramlarıyla aynı kategoriye koyulabilir fakat tek farklı yönü Husserl’de noesis ve noema muhakkak birbirleriyle bağlantılı olmalıdır.

Thinking is always thinking or something.

Husserl’in fenomenolojisinde ise ego daima kendisini daima go olmayan başkasıyla bağlantılı olmak zorundadır. İnşa yapılacaksa inşa edilecek malzeme elzemdir.

Heidegger, Levinas – Varlık, zaman, dünya : Tarihsellik

Descartes’in egosu, Husserl’in noesisi olarak ele aldığımıza Heidegger’in Dasein’ı kendisine göre hiçbir zaman varlığı bütünüyle yakalayamaz. Çünkü tarihsel bir varlık olduğumuz için durduramadığımız zaman içerisinde varlığı yakalayıp anlamamız mümkün değildir.

Gadamer, Bultmann – Etkin tarih, gelenek: überlieferung

Gadamer’e göre ben geçmişi geleceğe doğru nakledendir. Benim dünya üzerinde var olmaklığım gelenekten etkilendiği gibi bir geleneği de oluşturur.

Marleau Ponty – Algı, duyma (sensing)-anlam (sens)-fenomenal alan, bedenli benlik

Marleau Ponty’e göre geçmişte yapılan şeyler egoyu inşa eder. Ego varoluşa tekabül edemez. Descartes’in epistemik sıçramanın yanlışı buradadır. Geçmişte yaşayan ben ile sonrasındaki kişi aynı değil ötekileşmiştir.

Eğer felsefe yapılacaksa fenomenolojik olarak yapılabilir. Başkalarının algıladıklarına bakarak dünyayı daha iyi anlayabilir ve tasvir edebilir. Marleau Ponty’nin kitabında örnek resimlerini verdiği ressam Cezanne, bize dünyanın farklı algılarını tanıtır. Ona göre dünyayı anlama tarzımı epistemolojik değil estetiktir.

Okumaların amacına, önemine ve nedenine vurgu yapıldı.

Kıta felsefesinde de amaç varoluşu geçmişe indirgememektir. Tarihselliği ve kendimizin de tarih olduğunu göz önünde bulundurarak okumamız gerekmektedir. Heidegger’in dediği gibi her türlü anlama kendini anlamadır.

Metinden örnek birkaç pasaj okunup üzerine konuşularak ders bitirildi.

Ön Okuma Metinleri: Merleau Ponty, Algılanan Dünya

Algının Fenomenolojisi, Önsöz, İkinci Bölüm, I

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top