Prof. Dr. Gürbüz DENİZ | Vahiy ve Meleklere İman

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

2020-2021 Güz Dönemi

1. ve 2. Sınıf Grubu

Ders Raporu

 

Felsefe ve Metafizik Ekseninde İnanç Esasları

Tarih: 12.12.2020
Ders Başlığı: Vahiy ve Meleklere İman
Hoca: Prof. Dr. Gürbüz Deniz
Dersin İçeriği: Ders hocanın ön okuma metni olarak verdiği metin üzerinden işlendi. Öğrencilerin katılımı oldukça aktifti. Hoca ön okuma metninin okunarak gelinmesini çok önemsiyor. Genel çerçevesiyle derste öne çıkan başlık ve cümleler şu şekildedir: Allah; varlığı, esması ve sıfatları bedihi, ya da zuhurunun şiddetinden varlığını bilmeye ve tanımaya gücümüzün, imkânımızın olmadığı varlıktır. Ancak Allah’ı ve O’nun varlık hakkındaki bilgisini/hükmünü O’nun bize bildirdikleri ile mümkün varlığı ve O’nun zuhura konu olan fiillerini kapasitemiz kadar bilebilme imkânına kavuşabiliyoruz. Bu itibarla Allah, ilahî manaları Cebrail’e, Cebrail de o manaları Peygamberlerin anlayabildikleri dille/formla onlara bildirmektedir.7 Bu sebeple, İslam metafiziğinde öncelikle Allah’ı kabul, sonra Cebrail’in mümkün olan üstün varlık konumuna iman ve Cebrail’in ilahî anlamları elimizde bulunan Kitab’ı oluşturacak şekilde konumlandırması/suretlendirmesi belirginlik kazanmaktadır. Allah’tan ilahî manalar Cebrail’e Cebrail tarafından suretlenip metin haline getirildikten sonra peygamberlere ulaştırılmaktadır. Yani ilk olarak, Allah’tan ilahî manaların belirmesi, ikinci olarak, Cebrail’in bu manaları mümkün varlıkların anlayabileceği bir surete sokması yani üçüncü aşama olarak kitabın meydana gelmesi ve dördüncü aşama olarak da peygamberlere bu metinlerin bildirilmesidir ki, Kur’an da bize bu sıra düzeni ontolojik konum/statü olarak bildirmektedir. Kelam geleneğinde Allah’ın sıfatları, meleklerin görevi olan bütün fiili işleri yapan varlıklar konumuna indirgenmiştir. Yazık ki, Müslümanlar bu mevzularda gereği gibi melekleri inançlarında temellendirebilmiş ve sosyal hayatlarında da etkin hale getirebilmiş değillerdir. Meleklere iman; Kelam-ı Kadim’de Yüce Allah’ın mümkün varlıklarla olan varoluşsal ilişkisini devam ettirdiği en önemli mümkün aracı varlık mertebesidir. İslam metafizik geleneğinde bu mevzuyu az veya çok her disiplin kendi anlayışı doğrultusunda kitaplarında araştırma konusu yapmıştır. Kanaatimizce İbn Sina’nın melek risalesinde de görülüğü üzere bu meseleye kapsamlı ve Kur’an söylemine uygun bir şekilde yaklaşanlar filozoflar olmuştur. Bunun arka planında filozofların mutlakçı tanrı anlayışları bulunmaktadır. Diğer yandan bu ifadelerden hareketle Hz. İsa’ya bir metnin dikte ettirildiğini söylemek, yalnızca tarihsel anlamlandırma yanılgısıdır. Evet, inzal, çocuk olan Hz. İsa’ya annesinin rahminde, Cebrail tarafından yerleştirilmiş ilahî manalardır. Bu manaların kaynağı elbette Allah’tır. Bu manalar ilahî bir dizin haline getirilmemiştir. Ancak amelî yönlendirmeler şeklinde Hz. İsa’nın hayatında tezahür etmiştir.
Ön Okuma Metni:
  • Gürbüz Deniz, Vahiy, Meleklere İman Neden Önemli? (İslam Düşüncesi ve Metafiziği)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top