Özgeçmiş
Dr.
Kadir Filiz
Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun oldu. Bilgi Üniversitesi Felsefe ve Toplumsal Düşünce Bölümünde yüksek lisans yaptı. 2023 yılında Hollanda’da Nijmegen Radboud Üniversitesinde Prof. Dr. G. J. Van der Heiden danışmanlığında yazdığı “Event and Subjectivity: The Question of Phenomenology in Jean-Luc Marion and Claude Romano” (Hadise ve Öznellik: Jean-Luc Marion ve Claude Romano’da Fenomenoloji Sorusu) isimli teziyle doktora çalışmasını tamamladı. Fenomenoloji, hermeneutik, İslam felsefesi gibi alanlar üzerine çevirileri bulunmaktadır. Aynı zamanda Sabah Ülkesi Dergisi’nde yayın kurulu üyesi olarak görev almaktadır.
Çeviriler:
- Rustom, Sufi Metafiziği, Nefes Yayıncılık, 2014
- Chittick, İbn Arabi, Nefes Yayınları, 2018
- Chittick, İlahi Aşk: Erken Dönem Farsça Tasavvuf Metinlerinde Allah ve İnsan, Nefes Yayınları,
2018 - Almond, İbni Arabi, Derrida, Tasavvuf ve Yapısöküm, Ayrıntı Yayınları, 2019
- Byung-Chul Han, Güzeli Kurtarmak, İnsan Sanat, 2020
- Romano, Zamansal Macera, Ayrıntı Yayınları, 2021
Kadir Filiz’in “Geleceğin Akademisyenlerini Arıyoruz” Projesindeki Programları:
- 2023-2024 eğitim yılı; “Jean-Luc Marion”
Anadolu İlahiyat Akademisi
Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi
Ders Raporu
Kıta Avrupası Felsefesi Okumaları II
| Tarih: | 15 Aralık 2023 Cuma, 18:00 |
| Ders: | Jean Luc Marion |
| Hoca: | Dr. Kadir Filiz |
| İşleniş: | Yüz yüze 11 , Online 29 kişi |
| Özet: | Hoca, Abdullah Yasir Can tarafından takdim edildi. Ders içeriğe bağlı olarak işlendi. Ders iki oturum olmak üzere ilki anlatım, ikinci oturum soru-cevap şeklinde işlendi.
Jean Luc Marion üçüncü kuşak fenomenologlardan sayılabilir mahiyette bir filozoftur. Kıta Felsefesinin hayatta olan en meşhur figürlerinden birisidir. Fenomenolog olmasının yanında aynı zamanda bir teologdur. Fenomenlerin bölünmesinde bütün kayıtları kaldırmak ve metafizik olmayan bir tanrı idraki ve din tecrübesini fenomenolojide mümkün kılmaktır. Bu sebeple metodu Husserl ve Heidegger gibi isimlerden farklıdır. Marion’u kıta felsefesi içerisinde önemli bir fenomenolog kılan özellik budur.
Metafiziğin yeniden inşası tartışması canlı bir tartışmadır. Marion, Tanrı sorusu yalnızca metafiziğe mi aittir sorunuyla ilgilenmektedir. Bu konu Kantla başlayan Nietzsche’yle devam eden bir tartışmadır. Heidegger, metafiziği biraz daha somutlaştırmaya çalışmaktadır. Marion metafiziği, genel anlamıyla var olan ve maddeden münezzeh ilk var olan hakkında şeylerin nasıl durduğunu eş zamanlı bir şekilde tanımlamaktadır. Marion, Heidegger’in metafizik eleştirisi üzerinden Felsefe Tarihine bakmaya ve metafiziği tanımlayıp onun üstesinden gelmeye çalışmaktadır.
Marion Tanrı’yı daha farklı düşünülüp düşünülemeyeceği meselesi üzerine eğilmiştir. Bu sorun Heidegger’de de Nietzche’de de ele alınmamaktadır. Marion’u da orijinal yapan unsur budur. Nedensellik, etkin gerçeklik, faillik gibi kavramların tanrı fikrini donuklaştırdığını ve bir kurguya dönüştürerek tanrıya bir fonksiyon yüklediğini söylemektedir. Kendisi bu durumu “kavramsal putperestlik” olarak tanımlamaktadır. Felsefecilerin tanrısını putperestlikle eleştirmiştir. Bu sebeple Marion Tanrı düşüncesinin işlemediği düşüncesiyle metafiziğin sonunun geldiğini ve Tanrı fikrinin makul olmadığını düşünmektedir. Husserl ve Heidegger’deki fenomenin tanımını baştan düşünülmesi gerektiğini düşünmektedir. Fenomenlik tanımı, tanrıyı bir fenomen olarak görmemize izin vermediği için fenomenin nasıl tecrübe edildiğini ve tecrübe eden özneyi de tekrar düşünüp tanımının revize edilmesi gerekmektedir. Heidegger’in tanrıyı varlık kategorisinin altında düşünmesini eleştirerek varlığın üzerinde yani varlıksız tanrı fikrini ortaya atmıştır. Tenzihten münezzeh bir tanrı olabileceğini söylemektedir. Marion’a göre tanrının bir fenomen olarak tecrübesi “doygun fenomen” ile olur. Metafizik olarak düşünmeden tanrıyı ancak bu şekilde düşünülebilir. Doygun fenomen görü bakımından aşırı, fazla bir şekilde verilen ve bilincin tam da kavrayamadığı, karşısında âdeta âciz düştüğü fenomendir. Sonuç olarak Marion, imkânsız görülen ve fenomen olarak algılanmayan şeyleri fenomenolojide nasıl düşünebileceğimizi vurgulamaktadır. Böylelikle fenomenolojide bunları tecrübe etmeyi muktedir hale getirmekle uğraşmaktadır. Soru cevap oturumunun ardından ders bitirildi. Öğrencilerin derse ilgi düzeyleri ve katılımları normal düzeydeydi. Ders işleyiş ve gidişat planlanan gibiydi. Yalnızca soru-cevap oturumu planlama dışıydı. Fakat işleyişe engel bir durum bulunmamaktadır. |
| Ön Okuma Metinleri: |
|
| Bahsi Geçen Eserler: |
|




