Prof. Dr. Engin ERDEM | İslam Düşüncesini Felsefi Anlama

[sablon_gorsel]

Anadolu İlahiyat Akademisi

Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi

2022 Yaz Kampı

2. ve 3. Sınıf Grubu

Ders Raporu

 

İslam Düşüncesini Anlamak

Tarih: 21.07.2022
Ders Başlığı: İslam Düşüncesini Felsefi Anlama
Hoca: Prof. Dr. Engin Erdem
İşleniş: 15 kişi yüz yüze, 17 kişi online
Dersin İçeriği: Nimet kelimesi üzerinden yola çıkılarak derse başlandı. Nimetin tanınması; bilinmesi varlığa yeni bir soru anlayışı kazandıracaktır. Bu soru ise ‘’Nimet nereden gelmektedir, kaynağı nedir?’’ sorusudur. Bu şekilde nimetin tanınması nimeti vereni tanımaya kapı aralayacaktır. Ardından felsefe kelimesinin tanımı üzerinde duruldu. Felsefe eşyanın hakikatini kavramaktır. Buradaki esas kelimemiz eşyadır. Eşya kelimesi ise birçok dilde farklılık göstermektedir. Bu dillerdeki karşılıkları esas alınarak bakıldığında ise bilinebilen ve üzerinde deney yapılabilendir. Bilinebilen üzerindeki bilgimiz ne kadardır? Akıl eşyayı kavramada esas kaynak mıdır yoksa aklı aşan bir durum var mıdır düşüncesi tartışılmıştır. Ardından felsefedeki asıl konunun ve amacın tartışıldığı düzlem olan Tanrı düşüncesi, fiziki ve metafiziki alem üzerinden değerlendirilmek üzere filozofların esas alanını oluşturmuştur. Düşüncenin, fiziki alemden metafiziki aleme karşı ‘realite’ sorgulamaları ‘Tanrı’ inancını ve zıddını geliştiren inançsızlığı konu edinen bir alana doğru ilerlemiştir. Düşünceyi ve bahsedilen bu ilişkiyi açıklamada çaba sarf eden felsefe anlayışları gelişmiştir. Thomas Aquinas düşüncesinde inanç ve iman kavramları üzerine çalışmalar yapan düşünürler olduğu gibi; Nietczche düşüncesinde Tanrısızlığı savunan, inancın kötü kuruntular ve dogmalar olduğunu öne süren düşünürler de bulunmaktadır. İmanın, aklı aşan ve aklı perdeleyen bir durum olduğunu savunan düşünürler Kant’ın ifadesiyle: ‘’imana yer açmak için aklı kenara bırakmak’’ ifadesini kullanmaktadırlar. Karşıt düşüncede ise ‘akıl’ en önemli ve tek kaynaktır. Akıl çizgisinden uzaklaşan düşünceler gelenekten ve bilinçsizlikten başka bir şey değildir. Dersimizde bu durumlara ithafen ‘aklın önemi ve gerekliliği’ üzerinde durulmuştur. İslam düşüncesinin temelinde büyük yer tutan İbn Sina, Farabi, Kindi, Tusi ve İbn Rüşd gibi önemli düşünürler ele alınarak felsefenin, düşünce geleneğimizde hikmetin karşılığı olduğu ifade edilmiştir. Kindi’nin tanımıyla felsefe ‘’hubbu’l-hikme’’dir. Hikmet sevgisi ise bizi yaratan ve nimet veren tarafından verilmiştir. Bu sebeple felsefeye karşı olan önyargıları ve ithamları kırmak adına felsefe doğru bir bakış açısıyla değerlendirilmeli ve varlıktan Tanrı’ya giden yolları kapatmamalıdır. Varlık, Tanrı’yı bilip O’na benzemeye gayret etmelidir. Descartes düşüncesinde bu durum ‘insanın Tanrısallaşması’ olup İslam düşüncesindeki karşılığı ise “İnsaniyetin gayetü’l-gayâtı teşebbüh-ü bi’l-Vâcibdir, yani Vâcibü’l-Vücuda benzemektir.’’ Bu durum Allah’a benzemek, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak düşüncesini açıklamaktadır. Lakin bu gibi hassas konuları değerlendirirken şirk tuzağına düşmeden, Firavun gibi ‘ene’ bahsini ön plana çıkarmadan akli deliller kullanılarak felsefenin mantığı ve önemi kavranmalıdır.
Ön Okuma Metni:
  • Varlıktan Tanrıya – Engin Erdem, Felsefe Sorunları – Bertnard Russel
İleri Okuma Metni:
  • İslam ve bilim – Şakir Kocabaş

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top