Özgeçmiş
Dr. Öğr. Üyesi
Mehmet Apaydın
1970 yılında Erzincan’da doğdu. Burada başladığı ilk ve orta öğretim hayatını İstanbul ve Erzincan’daki farklı okullarda tamamladı. 1995 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Resûlullâh’ın Günlüğü adlı eserini yayınladı. Bandırma Anadolu Lisesi’nde bir yıl, İstanbul’daki özel bir lisede ise birkaç yıl öğretmen olarak görev yaptı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Nebi Bozkurt’un danışmanlığında, “Muhammed b. Ömer el-Vâkıdî’nin Hayatı, Eserleri ve Hadisleri Birleştirme Metodu” isimli tezi ile 2001 yılında yüksek lisansını, Hasan Cirit’in danışmanlığında yaptığı “Hadislerin Tespitinde Bütünsel Yaklaşım” adlı çalışmasıyla 2017 yılında doktorasını tamamladı ve bu çalışması aynı adla 2018 yılında yayınlandı. Aynı yıl Siyer Kronolojisi adlı çalışmasını ehlinin istifadesine sundu. Çeşitli dergilerde yayınlanan makaleleri bulunan müellifin bizzat kendisi tarafından kodlanan ve çok sayıda akademisyen tarafından kullanılan bir Kütüphane Programı da bulunmaktadır. Müellif 2013 yılından bu yana İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Kur’an Araştırmaları Merkezi’nde (KURAMER) araştırmacı ve Bilim Kurulu üyeliği yapmaktadır. Arapça ve İngilizce bilen müellif evli ve üç çocuk babasıdır. Halen Ege Üniversitesi Birgivi İslami İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Hadis Anabilim Dalı Başkanı olarak görevlerini sürdürmektedir.
Kitaplar:
- Resulullah’ın Günlüğü, İnsan Yayınları, 2008
- Hadislerin Tespitinde Bütüncül Yaklaşım, Kuramer Yayınları, 2018
- Siyer Kronolojisi, Kuramer Yayınları, 2018
- Ebû Ma’şer/Siyerin Öncüleri 7, Siyer Yayınları, 2022
- Vâkıdî/Siyerin Öncüleri 8, Siyer Yayınları, 2022
Mehmet Apaydın’ın Anadolu İlahiyat Akademisindeki Programları;
- 2020-2021 eğitim yılı bahar dönemi; “Hadis İlminde Yeni Bir Metodoloji Teklifi”
- 2022 yaz kampı; “Siyer ve Hadis Destekli Kur’ân-ı Kerîm” (Proje Tanıtımı)
- 2022-2023 eğitim yılı; “Araştırma Programlarının Tanıtımı ve Kullanımı”
Anadolu İlahiyat Akademisi
Geleceğin Akademisyenlerini Arıyor Projesi
2022 Yaz Kampı
Ortak Grup
Ders Raporu
Proje Tanıtımı
| Tarih: | 27.07.2022 |
| Ders Başlığı: | Siyer ve Hukuk Destekli Kur’an-ı Kerim Proje Tanıtımı |
| Hoca: | Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Apaydın |
| İşleniş: | 64 kişi Online |
| Dersin İçeriği: | Uygulamanın nasıl çalıştığından bahsedildi. Geçmişte yazım ile günümüzdeki yazım arasındaki metot farklılıklarına değinildi. Mekki ve Medeni surelerden bahsedildi. İçerik ve bütünlük arasındaki fark ve önemden bahsedildi. Fil suresinde geçen ‘dayr’ kelimesi üzerinde duruldu, içeriğiyle alakalı detay konuşuldu. Tevkıfi kelimesinin manasına değinildi. Programda (Kuramer) çalışmalar oluşturulabilir, kurgu yapılabilir. Kodlanan pasaj sistem üzerinde aratıldığında: siyer rivayetleri, hadis rivayetleri, anlam netleşmesi, sebebi nuzülü ortaya çıkıyor. Tarihlendirme olduktan sonra netleştiği için kafa karışıklığı kalmadan hadisler ve tefsirlerdeki rivayetler ortaya çıkmış olacak; rivayet tefsiri ve dirayet tefsiri ayrımına gerek kalmayacak. Programda bir tarama yapılmak istendiğinde sadece Kur’an’da değil dil kaynakları gibi kaynaklarda da tarama yapılır. Programın bir diğer önceliği ise hız kazandırma ve yönetmedir. Ayrıca parça olarak ele alınan bölümlerin sebebi nuzülü araştırılırken daha net bir görünüm sağlanmaktadır. Yazılan herhangi bir kelime ya da parça birçok tefsirin içeriğinde gözükmesi açısından kaynakların çokluk yönünden gözler önüne serilmesini sağlarken aynı zamanda araştırma yönünden zaman tasarrufunu sağlamaktadır. Ayetler tevkıfidir, sureler tevkıfi değildir. Tevkıfilik surenin içeriğiyle alakalı bir durumdur. (Peygamberimiz zamanındaki sure kavramıyla bugünün sure kavramını aynı anlamda kullanmak çok doğru olmayabilir. Örneğin Nas suresi bir suredir ve tek seferde inmiştir ancak Azhab suresi tek bir seferde inmemiştir ve hocaya göre tırnak içerisinde birkaç sure barındırır.) Geçmişte sureler yazılırken ilk yapılan şey numaralandırma yapmak değil, metni koruma amacı gütmektir. Alimlerin söylediği cümleler için ‘iddia’ olarak bahsediyoruz. Çünkü bahsedilen alim söylememiş olabilir ya da bu cümleden dolayı sıkıntı yaşayabiliriz, teyit etmek gerekir. |




